Translation of "come" into Turkish

gelmek, olmak, ulaşmak are the top translations of "come" into Turkish.

come Verb verb noun interjection adposition grammar

(slang) Semen, or female ejaculatory discharge. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • gelmek

    verb fiil

    to move nearer [..]

    I offered to pick Tom up, but he wanted to come by himself.

    Tom'a almayı teklif ettim fakat o kendisi gelmek istedi.

  • olmak

    verb fiil

    to arrive, to appear

    You had better be ready in case he comes.

    Onun gelme ihtimaline karşı hazır olsan iyi olur.

  • ulaşmak

    fiil

    Dr. Pratt, these guys keep insisting that we come get you.

    Dr. Pratt, bu beyler size ulaşmak konusunda ısrar ediyorlar.

  • Less frequent translations

    • girmek
    • yaklaşmak
    • geçmek
    • varmak
    • erişmek
    • sona ermek
    • gel
    • dönmek
    • boşalmak
    • uğramak
    • başlamak
    • düşmek
    • (akılla veya duygularla) ulaşmak
    • (beraberinde) gelmek
    • (fiyat) tutmak
    • (mirasta) payına düşmek
    • (parmak uçlarında) yükselmek
    • (peynir, tereyağı) şekillendirmek
    • (sırada) gelmek
    • (tohum) çimlenmek
    • (tohumu) çimlendirmek
    • (yay) çok fazla gerilmek
    • (yaş) yaklaşmak
    • (özellik) ile birlikte gelmek
    • ... olduğu vakit
    • aklına gelmek
    • alacaklı olmak
    • atmık
    • başından geçmek
    • bel suyu
    • borçlu olmak
    • bulunmak
    • buyurmak
    • came - come
    • dikkat etmek
    • doğmak
    • döl
    • dönüşmek
    • dünyaya gelmek
    • er suyu
    • fiyatına gelmek
    • gelip dayanmak
    • gelip çatmak
    • gerçekleşmek
    • gitmek
    • gün doğmak (şans)
    • hadi
    • hadi artık
    • hak etmek
    • haline gelmek
    • hatırlamak
    • hissini vermek
    • idare etmek
    • ifade etmek
    • ikamet etmek
    • ilerlemek
    • istenen hali almak
    • istenen şekilde hareket ettirilebilir hale gelmek
    • kaynaklanmak
    • kazanmak
    • kulak vermek
    • merhamete gelmek
    • olduğu ortaya çıkmak
    • ortaya çıkmak
    • oturmak
    • oynamak
    • oynatmak
    • piyasaya sürülmek
    • satışa sunulmak
    • sonucu olmak
    • sperm
    • takip etmek
    • tatmin olmak
    • tavır takınmak
    • türetilmek
    • uyum göstermek
    • yapma be
    • yapmak
    • yaratılmak
    • yaşına gelmek
    • yerlisi olmak
    • yol almak
    • yola çıkmak
    • yumuşamak
    • yönetmek
    • yürü git
    • zamanda veya mekanda yer kaplamak
    • çıkmak
    • şekillenmek
    • şeklinde gelmek
    • meni
    • görünmek
    • bitmek
    • yayınlanmak
    • kopmak
    • ayrılmak
    • edinmek
    • karşılaşmak
    • sonuçlamak
    • anlaşmak
    • ödemek
    • akla gelmek
    • aklını başına toplamak
    • ağızdan kaçırmak
    • bir hal takınmak
    • doğru çıkmak
    • dönüm noktasına varmak
    • elde etmek
    • eski formunu bulmak
    • gelişmek ilerlemek
    • ile uğraşmak
    • intiba bırakmak
    • intikal etmek
    • istenileni yapmak
    • kendine gelemek
    • meydana çıkmak
    • sahneye çıkmak
    • sonunu erişmek
    • sosyeteye takdim edilmek
    • taraf değiştirmek
    • teslim olmak
    • vaki olmak
    • vasıl olmak
    • yakınından geçmek
    • yerinden çıkmak
    • öne sürmek
    • üstüne yürümek
    • yapılmak
    • gelmek, ulaşmak, gelip çatmak, olmak, başlamak, elde edilmek, üretilmek, gelmek, görünmek sight again, orgazma varmak, boşalmak,
    • geri gelmek
    • mevcut olmak
    • meydana gelmek
    • var olmak
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "come" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Come
+ Add

"Come" in English - Turkish dictionary

Currently, we have no translations for Come in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

Add

Translations of "come" into Turkish in sentences, translation memory