Translation of "in" into Turkish

içinde, -de, -da are the top translations of "in" into Turkish.

in adjective verb noun adverb adposition grammar

A position of power or a way to get it. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • içinde

    adverb edat zarf

    surrounded by [..]

    I should have tried harder to get along with everyone in the class.

    Sınıftaki herkesle iyi geçinmek için daha çok çalışmalıydım.

  • -de

    zarf edat

    contained by [..]

  • -da

    zarf edat

    contained by [..]

  • Less frequent translations

    • -ta
    • -te
    • ile
    • içine
    • sırasında
    • iken
    • içeride
    • giymiş
    • moda
    • -a
    • -dan
    • -den
    • -e
    • -kan
    • -ken
    • -la
    • -le
    • -tan
    • -ten
    • evde
    • da
    • içeri
    • de
    • sonra
    • orta
    • üzere
    • içeriye
    • (atışçı) atış halinde
    • (belirli bir şeye) ait olan
    • (bir durumun) içine batmış
    • (bir malın) ticaretini yapmakta
    • (bir özellik) sergileyerek
    • (bir şey) ile kaplanmış
    • (bir şey) içinde yüzen
    • (bir şeyin) başlangıcından sonra
    • (dili) iletişim aracı olarak kullanan
    • (fizyolojik süreç) geçirmekte olan
    • (gemi yelkenleri) sarılmış veya istiflenmiş halde
    • (giysi) üzerinde
    • (giysiler) içerisinde
    • (hal, tavır) takınarak
    • (harfin) tuşunda
    • (içki) etkisi altında
    • (kişiliğe) bürünmüş halde
    • (krikette) atış durumunda
    • (mahsul) yetiştirilme halinde
    • (miktarlara) erişen
    • (miktarlarla) ölçülen
    • (on sekiz delikli golf sahasında) son dokuz delikte oynanan
    • (oyunda) atış yaparak
    • (oyunda) sırası gelecek şekilde
    • (petrol kuyusu) üretim halinde
    • (posta kodu) indiana
    • (ruh hali) içerisinde
    • (soyut bir şeyle) yavaş yavaş etrafını saracak şekilde
    • (tarz, düzen) ile
    • (tenis veya squash oyununda) saha sınırları içine atılan top
    • (vurucunun durduğu köşeyi geçerek) sayı alacak şekilde
    • (yelken) istiflenmiş
    • (yelken) sarılmış
    • (yüzdeleri) bulan
    • (zaman aralığı) boyunca
    • -den dolayı
    • -den yapılmış
    • -e gelince
    • -in dibine vurarak
    • -larca
    • -lerce
    • -siz
    • -sız
    • ... kadar kar eden
    • En
    • Ge
    • Yer
    • Yeri
    • alanında
    • apaçık ortada
    • açısından
    • aşikar
    • bahse katılmaya doğru
    • bağlantıda olan
    • başına
    • belirli bir grupla ilgili
    • belirli bir görevde
    • belirli bir işte
    • belirli bir yerde
    • belirli bir yere
    • belirli bir yere doğru
    • belirli bir yönde
    • belirsiz bir şekilde
    • belirsizlikten netliğe
    • binaen
    • bir araya getirilmiş
    • bir araya getirmek
    • bir noktaya doğru
    • bitmiş bir şekilde
    • bol
    • bünyesinde
    • cinsinden
    • dibe
    • doğru yerde
    • durumunda
    • düzeniyle
    • etki
    • etrafını saracak şekilde
    • gelen
    • gelmiş olan
    • geçerli dönüş
    • geçerli halde
    • giren
    • giriş fırsatı
    • giyinen
    • giysisi içinde
    • görev başında
    • görevde
    • gözde
    • göğüs göğse
    • gücü altında
    • güvenilir kaynaktan gelen
    • halihazırda
    • hapiste
    • hapsedecek şekilde
    • hasat edilir durumda
    • iktidar sahibi
    • iktidarda
    • iktidarda olan
    • iktidardaki
    • iktidardaki kimse
    • ile belirli bir ilişkide
    • ile dolup taşarak
    • ile iyi geçinir şekilde
    • ile ruhsal birlik içinde
    • in
    • indiyumun simgesi
    • inç
    • içerde
    • içeri doğru
    • içeri doğru duran
    • içeri doğru yönelen
    • içeride olan
    • içerisinde
    • içindeki
    • iş yerinde
    • kenar
    • kendi içinde
    • kontrolü altında
    • konum
    • konumu
    • kullanarak
    • köşe
    • makam sahibi kimse
    • meri
    • meslek
    • mevcut
    • mevsimi gelmiş
    • modaya uygun bir şekilde
    • mutlak galibiyet kazanmış bir şekilde
    • nüfuz
    • nüfuz sahibi kimse
    • olarak
    • olgunlaşmış bir halde
    • oynanabilir dönüş
    • popüler
    • sahasında
    • sayılmış
    • seyahat bitiş noktasında
    • seçimi kazanmış durumda
    • sonucu olarak
    • sonunda
    • stilinde
    • süresiz bir şekilde
    • sırasıyla
    • tam yerinde
    • tam yerinde olan
    • tamamla
    • tamamlanmış
    • tamamlanmış bir şekilde
    • tarzında
    • toplamak
    • toplanmış
    • trend
    • tutulan
    • uygun bir şekilde
    • uygun konumda olan
    • varış noktasında
    • varışında
    • vuruş sırası gelen
    • yakınına doğru
    • yalnızca belirli bir grubun bildiği
    • yanan bir şekilde
    • yanına
    • yardımıyla
    • yasal imtiyazla
    • yasal unvanla
    • yeniliklere meraklı ve zeki
    • yer
    • yerinde
    • yerine
    • yetkili makama ve iktidara yakın kimse
    • yürürlükte
    • çalışır durumda olan
    • çok moda olan
    • çok yakından
    • çokgenin 180 dereceden büyük iç açısı
    • özünde
    • ıçeri
    • ışıklı bir şekilde
    • şeklinde
    • göre
    • halinde
    • esnasında
    • bakımından
    • dahilinde
    • kazanmış
    • vasıtasıyla
    • düzenlenmiş
    • örtülü
    • mevsiminde
    • dahili
    • süslenmiş
    • amacıyle
    • cihetiyle
    • bilmeyerek
    • tesirinde
    • aslında
    • elinde
    • etkili tarafın üyesi
    • güçlük içinde
    • ile meşgul
    • vaktinde
    • vazife ba- şında
    • yedi adet
    • zamam dolmadan önce
    • işte
    • -de-
    • dahili, iç, içeriye, içeride, evde, moda, iktidarda,
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "in" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

In noun

a rare soft silvery metallic element; occurs in small quantities in sphalerite

+ Add

"In" in English - Turkish dictionary

Currently, we have no translations for In in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

IN noun abbreviation grammar

Indiana, a state of the United States of America. [..]

+ Add

"IN" in English - Turkish dictionary

Currently, we have no translations for IN in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

Images with "in"

Phrases similar to "in" with translations into Turkish

Add

Translations of "in" into Turkish in sentences, translation memory