Translation of "open" into Turkish
açık, açmak, açılmak are the top translations of "open" into Turkish.
open
adjective
verb
noun
grammar
(not comparable) Which is not closed; accessible; unimpeded; as, an open gate. [..]
-
açık
adjectiveprepared to conduct business [..]
How late does the post office stay open?
Postane ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?
-
açmak
verbto make something accessible [..]
Then the guest of honor opens them and expresses his or her appreciation.
Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.
-
açılmak
verbI tried to open the door, but I couldn't since it was locked.
Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açılmadı.
-
Less frequent translations
- açıkça
- başlamak
- dürüst
- samimi
- bol
- gizli olmayan
- açılış
- serbest
- geniş
- hazır
- deşmek
- yarmak
- başlatmak
- cömert
- meydan
- aşikar
- genişletmek
- açık olmak
- açık tutmak
- bölge
- giriş serbest
- herkese açık
- kamuya açık
- üstü açık
- ferah
- sermek
- uygun
- çözmek
- göstermek
- yaymak
- yarılmak
- aşikâr
- çatlamak
- gevşetmek
- istihkâmsız
- sipersiz
- çözülmek
- ödenmemiş
- gevşemek
- gelişmek
- bildirmek
- uyarmak
- a- çılmak
- arasında mesafe olan
- açık hava
- açık saha
- açık yürekli
- boğuk olmayan
- dolgun sesli
- eli açık
- engelleri ortadan kaldırmak
- görüşmeye başlamak
- içine girilir
- içki satışı serbest
- içten
- işe başlamak
- kabule hazır
- kesip açmak
- kullanıma hazır
- meydanda
- sisli olmayan
- tiyatro mevsimini açmak
- umuma açmak
- alan
- ücretsiz
- açık, etrafı çevrilmemiş, açık,
- kullanıma sunmak
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "open" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Images with "open"
Phrases similar to "open" with translations into Turkish
-
açık fırsat
-
açık devre
-
alan · açık alan · meydan · saha
-
açık ocak
-
açık şehir
-
açıköğretim
-
açık küme · açık yıldız kümesi
Add example
Add