Translation of "plunderer" into Turkish

yağmacı, soyguncu, yolkesici are the top translations of "plunderer" into Turkish.

plunderer noun grammar

One who plunders or pillages. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • yağmacı

    (John 10:1) Who is the first individual mentioned in God’s Word who became a thief and a plunderer?

    (Yuhanna 10:1) Tanrı’nın Sözünde adı geçen, ilk hırsız ve yağmacı kimdir?

  • soyguncu

    Noun
  • yolkesici

  • yağmacı, çapulcu

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "plunderer" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "plunderer" with translations into Turkish

  • aşırmak · ganimet · gasp etmek · mal · mal. · olca · plaçka · soymak · talan · talan etmek · yağma · yağma etmek · yağma etmek, yağmalamak, yağma, soygun, yağmacılık, soygunculuk, garet, talan, yağmalanan mal, oğurlanmış şey, çalınmış eşya, ganimet, kazanç, menfaat, fayda · yağmacılık · yağmalama · yağmalamak · zorla almak · çalmak · çapul · çapulculuk · özel eşya
  • Yağma (hukuk)
  • aşırmak · ganimet · gasp etmek · mal · mal. · olca · plaçka · soymak · talan · talan etmek · yağma · yağma etmek · yağma etmek, yağmalamak, yağma, soygun, yağmacılık, soygunculuk, garet, talan, yağmalanan mal, oğurlanmış şey, çalınmış eşya, ganimet, kazanç, menfaat, fayda · yağmacılık · yağmalama · yağmalamak · zorla almak · çalmak · çapul · çapulculuk · özel eşya
  • aşırmak · ganimet · gasp etmek · mal · mal. · olca · plaçka · soymak · talan · talan etmek · yağma · yağma etmek · yağma etmek, yağmalamak, yağma, soygun, yağmacılık, soygunculuk, garet, talan, yağmalanan mal, oğurlanmış şey, çalınmış eşya, ganimet, kazanç, menfaat, fayda · yağmacılık · yağmalama · yağmalamak · zorla almak · çalmak · çapul · çapulculuk · özel eşya
  • aşırmak · ganimet · gasp etmek · mal · mal. · olca · plaçka · soymak · talan · talan etmek · yağma · yağma etmek · yağma etmek, yağmalamak, yağma, soygun, yağmacılık, soygunculuk, garet, talan, yağmalanan mal, oğurlanmış şey, çalınmış eşya, ganimet, kazanç, menfaat, fayda · yağmacılık · yağmalama · yağmalamak · zorla almak · çalmak · çapul · çapulculuk · özel eşya
Add

Translations of "plunderer" into Turkish in sentences, translation memory